Prostat Kanseri

Prostat Nedir?

Prostat, erkeğin üreme sisteminin bir parçası olan küçük bir bezdir. Yaklaşık bir pinpon topu büyüklüğünde olup, üretra adı verilen ve mesaneden idrarı boşaltan kanalı çevreler.

Erkekler yaşlandıkça prostatın büyümesi normaldir, ancak prostat çok büyürse üretrayı tıkayarak idrar geçişini zorlaştırabilir. Bu duruma iyi huylu prostat büyümesi veya BPH denir.

BPH kanser değildir. Çoğu durumda, BPH ciddi bir sağlık sorunu değildir ve tedavi edilebilir bir durumdur.

Prostat Ne İşe Yarar?

Prostat, testislerinizden gelen spermle karışarak meniyi oluşturan koyu beyaz bir sıvı üretir. Ayrıca prostat spesifik antijen veya PSA adı verilen bir protein de üretir. PSA, meninin kıvamını azaltarak daha ince ve akışkan olmasını sağlar.

Erkeklerin hormonları var mıdır?

Hormonlar vücutta mesajları taşıyan kimyasallardır. Erkeklerde testosteron adı verilen bir hormon testisler tarafından üretilir ve prostatın nasıl çalıştığını kontrol eder. Testosteron, bir erkeğin ilişki isteğinden ve tatmin olmasından sorumludur.

Trans bireylerin prostatı var mıdır?

Evet. Eğer trans kadınsanız veya doğumsal olarak erkek bir bireyseniz, prostatınız var demektir. Bazı trans kadınlar genital rekonstrüksiyon veya cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirmiş olabilir. Erkek anatomisini kadın anatomisine dönüştürmek genital organ ve testislerin alınmasını gerektirse de bu ameliyatta prostat çıkarılmaz.

Hormon veya testosteron blokerleri kullanıyorsanız, bunlar testosteron seviyenizi düşürerek prostat kanseri riskinizi azaltabilir. Bilinen herhangi bir semptomunuz varsa veya prostat kanseri riskiniz yüksekse, prostat kontrolü yaptırmanız yine de çok önemlidir.

PSA

Antijen, genellikle bağışıklık sisteminin antikor üretmesine neden olan bir maddedir. PSA bir antijen olarak adlandırılsa da biyokimyasal olarak bir enzimdir, yani kimyasal bir reaksiyona neden olur. Prostatta bu kimyasal reaksiyon, meninin kıvamının azalmasıdır.

Prostat Kanseri Nedir?

Vücudumuz, tüm canlıların temel yapı taşları olan trilyonlarca küçük hücreden oluşur. Hücreler sürekli bölünerek yeni hücreler oluştururlar. Bazen bir hücre anormal hale gelir. Bunun neden olduğu tam olarak anlaşılamamıştır ancak anormal hücreler bölünmeye devam ettikçe ve daha fazla anormal hücre oluşturdukça, sonunda tümör adı verilen bir doku parçası oluşur.

Tümörlerin hepsi kanserli değildir. İyi huylu, tümörün kanser olmadığı ancak yine de büyüyebileceği anlamına gelir. Kötü huylu, tümörün kanser olduğu anlamına gelir. Bazı kötü huylu tümörler çok hızlı büyürken, bazıları da çok daha yavaş büyür. Kötü huylu bir tümör tedavi edilmezse vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Kanser hücrelerinin bu şekilde yayılmasına metastaz denir.

Prostat kanseri, prostatın içinde kötü huylu tümör oluşturan kanser hücrelerinin bulunması anlamına gelir. Prostat kanseri Avrupa ve Amerika’da erkeklerde en sık görülen kanser türü olmakla birlikte, hastalıkta birçok tedavi seçeneği mevcuttur.

Prostat Kanserine Ne Sebep Olur?

Prostat kanserinin kesin nedeni bilinmemektedir. Ancak bazı şeyler erkeklerde bu hastalığın ortaya çıkma olasılığını artırır. Bunlara risk faktörleri denir. Kanser için risk faktörüne sahip olmak, bir erkeğin prostat kanseri olacağı anlamına gelmez; bu sadece onun daha fazla risk altında olduğu anlamına gelir.

Prostat kanseri için birçok risk faktörü bulunmaktadır. Bunlar genetik, çevresel ve yaşam tarzı ile ilgili faktörleri içerebilir. Aşağıda prostat kanseri için en bilinen risk faktörleri listelenmiştir:

  1. Yaş: Prostat kanseri, genellikle 50 yaş ve üzerindeki erkeklerde daha yaygındır. Yaş ilerledikçe risk artar.
  2. Genetik Sebepler: Ailede prostat kanseri öyküsü bulunan kişilerde risk artar. Özellikle baba veya erkek kardeşte prostat kanseri olanlarda bu risk daha belirgindir.
  3. Irk ve Etnik Köken: Prostat kanseri, Afrika kökenli Amerikalı erkeklerde daha sık görülür. Ayrıca, Kuzey Avrupa kökenli erkeklerde de daha yaygın olabilmektedir.
  4. Genetik Mutasyonlar: BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonlar, prostat kanseri riskini artırabilir. Bu genetik mutasyonlar, genellikle meme kanseriyle ilişkilidir, ancak prostat kanseri riskini de yükseltebilir.
  5. Hormonlar: Erkeklik hormonları (androjenler), prostat kanserinin gelişiminde önemli bir rol oynayabilir. Yüksek testosteron seviyeleri, prostat kanseri riskini artırabilir.
  6. Hayvansal yağdan yüksek beslenme: Beslenme alışkanlıkları da prostat kanseri riskini etkileyebilir. Özellikle doymuş yağlardan zengin bir diyete sahip olmak, prostat kanseri riskini artırabilir.
  7. Fiziksel Aktivite Eksikliği: Düzenli egzersiz yapmayan bireylerde, prostat kanseri dahil olmak üzere birçok kanser türü için risk artabilir.
  8. Kronik Prostat İltihabı: Prostat iltihabı (prostatit) geçiren erkeklerde, prostat kanseri riski artabilir. Ancak, bu ilişki tam olarak kanıtlanmamıştır.
  9. Düşük C vitamini ve E vitamini Seviyeleri: Yapılan bazı çalışmalar, düşük C vitamini ve E vitamini düzeylerinin prostat kanseri riskini artırabileceğini öne sürmüştür.

Bu risk faktörlerinin prostat kanseri gelişimine yol açıp açmadığı kişiden kişiye değişebilir. Yani, bu faktörlere sahip olmak her zaman prostat kanseri gelişeceği anlamına gelmez, ancak risk artabilir. Eğer prostat kanseri riski taşıdığınızı düşünüyorsanız, bir uzmandan tavsiye almanız gerekebilir.

Yaş

Prostat kanserinde en büyük risk faktörü yaştır. Avrupa'da prostat kanseri genellikle 65 yaş üstü erkeklerde teşhis ediliyor, ancak daha genç erkeklerde de görülebiliyor.

Etnik Köken

Siyah erkeklerin prostat kanserine yakalanma riski beyaz erkeklere göre iki kat daha fazladır. Asyalı erkeklerde ise risk daha düşüktür.

Aile Geçmişi

Hepimiz genlerimizi ebeveynlerimizden alırız. Bazı prostat kanserleri, ebeveynlerden herhangi biri tarafından nesilden nesile aktarılan genlerle bağlantılı olabilir. Erkeklerde aile öyküsü varsa prostat kanseri gelişme riski artar ancak prostat kanserine yakalanan erkeklerin çoğunda aile öyküsü bulunmamaktadır. Yakın akrabalarda 60 yaşın altında prostat kanseri teşhisi konulmuş biri olması da riski artırmaktadır.

Diyet

Dengeli beslenmenin ve düzenli fiziksel egzersiz yapmanın sağlığınızı koruduğu bilinen bir gerçektir. Dengeli beslenme; bol miktarda sebze, meyve ve lif tüketmek, kırmızı et, işlenmiş gıdalar, yüksek yağlı gıdalar, şeker ve alkolü sınırlamak anlamına gelir. Aşırı kilolu veya obez olan erkeklerde prostat kanseri gelişme riski artabilir.

Prostat Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Prostat kanseri erken evrelerinde hiçbir belirti veya semptoma neden olmayabilir.

Daha ileri prostat kanserleri ise aşağıdaki gibi belirti ve semptomlara neden olabilir:

  • idrar yapmada zorluk
  • idrar akışında azalma ve incelme
  • idrarda kan
  • Menide kan
  • kemik ağrısı (genellikle sırtta)
  • kilo kaybı
  • bağırsak hareketlerini kontrol etme sorunları
  • erektil disfonksiyon adı verilen sertleşme sorunları

İdrar yapmada zorluk ve idrar akımının daha az güçlü olması genellikle iyi huylu prostat büyümesi veya BPH olarak adlandırılan genişlemiş prostattan kaynaklanır. İyi huylu prostat büyümesi kanser değildir ve tedavi edilebilir bir durumdur.

Yukarıdaki belirtilerden herhangi biri varsa, prostat kontrolü yaptırılması önemlidir.

 

 

Tanı Nasıl Konulur?

Prostat kanseri tanısı, genellikle birkaç farklı testin bir arada kullanılmasıyla konur. İşte bu süreçte kullanılan başlıca yöntemler:

  1. Parmakla Makattan Prostat Muayenesi: Parmakla makat yoluyla prostatın elle muayene edilmesidir. Prostat kanseri, prostatın sertleşmesi veya büyümesi gibi değişikliklere yol açabilir. Ancak, parmakla muayene tek başına kesin tanı koydurmaz.
  2. PSA (Prostat Spesifik Antijen) Testi: PSA, prostat hücreleri tarafından üretilen bir proteindir ve kandaki düzeyi, prostat kanseri ile artabilir. Ancak PSA yüksekliği sadece kanserin değil, prostatın büyümesi veya enfeksiyon gibi başka durumların da belirtisi olabilir.
  3. Transrektal Ultrasonografi (TRUS): PSA testi ve parmakla muayene sonucunda şüpheli bir durum varsa, prostatın daha ayrıntılı incelenmesi için ultrason testi yapılabilir. Bu işlem, prostatın yapısını daha net görmeyi sağlar.
  4. Prostat Biyopsisi: Eğer ultrasonografi veya diğer testler şüpheli bir durumu gösterirse, kesin tanı koyabilmek için prostat biyopsisi yapılabilir. Biyopsi, prostatın küçük örneklerinin alınıp mikroskop altında incelenmesidir. Kanserli hücreler tespit edildiyse, tanı kesinleşir.
  5. Multiparametrik MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme): Prostatın ayrıntılı görüntülerinin alınmasını sağlayan bu test, kanserin yayılma durumunu belirlemekte ve biyopsi yapılacak bölgenin tespit edilmesinde yardımcı olabilir.
  6. İleri Testler ve Evreleme: Prostat kanseri tanısı konduğunda, kanserin ne kadar yayıldığını anlamak için kemik taramaları, tomografi (CT) veya PSMA-PET taramaları yapılabilir.

Prostat Biyopsisi

Prostat biyopsisi, prostat kanseri gibi hastalıkların tanısını koymak amacıyla yapılan bir işlemdir. Genellikle, prostatla ilgili anormal test sonuçları veya bulgular sonrasında yapılır. Prostat biyopsisi, aşağıdaki adımları içerir:

  1. Hazırlık:

    • İşlem öncesi çoğu kez antibiyotik verilir, çünkü biyopsi sonrası enfeksiyon meydana gelebilir.

    • Prostat biyopsisi genellikle lokal anestezi altında yapılır, ancak bazı hastalarda daha derin bir anestezi ve sedasyon gerekebilir.

  2. Makattan (Rektal) Yoldan Erişim:

    • Biyopsi, genellikle makattan (rektal yoldan) yapılır. Makat bölgesinden, prostata doğru bir iğne yerleştirir.

    • Son zamanlarda enfeksiyon riskini azaltmak için transperineal (Anüs ile skrotum denilen torbaların arasındaki bölge) yaklaşımla biyopsi yapılması giderek yaygınlaşmaktadır.

  3. Ultrason Kılavuzluğunda Yapılması:

    • Prostat biyopsisi genellikle transrektal ultrason cihazı rehberliğinde yapılır. Rektumdan yerleştirilen bir ultrason probu, prostatın görüntülenmesine yardımcı olur. Bu sayede, iğne doğru şekilde yerleştirilir.

  4. Biyopsi İğnesinin Kullanılması:

    • Ultrason görüntüsü eşliğinde, küçük bir iğne kullanılarak prostat dokusundan örnekler alır. Genellikle birkaç farklı noktadan biyopsi yapılır (genellikle 10-12 örnek alınır).

  5. İşlem Sonrası:

    • İşlem genellikle 10-20 dakika sürer.

    • Hastalar işlem sonrası birkaç saat gözlem altında tutulabilir, ancak çoğu hasta aynı gün eve dönebilir.

    • İdrardan ve makattan birkaç gün kanama olabilir. Bunlar genellikle normaldir ve kendiliğinden geçer.

  6. Sonuçlar:

    • Biyopsi örnekleri laboratuvara gönderilir ve burada incelenir. Sonuçlar genellikle 1 hafta içinde gelir.

Prostat Biyopsisinin Riskleri: Prostat biyopsisi genellikle güvenli bir işlemdir, ancak bazı riskler bulunabilir. Bunlar arasında enfeksiyon, kanama, idrar yolu enfeksiyonları veya zorlanmış idrar yapma gibi durumlar yer alabilir. Hastaneye yatış gerektiren üriner enfeksiyon ve ürosepsis denilen durum en ciddi komplikasyondur ve nadiren gözlenir.

 

prostat-biyopsisi

Şekil: Transrektal Prostat Biyopsisi

 

Prostat kanserinin evreleri nelerdir? Lokalize, lokal-ileri ve metastatik ne anlama geliyor?

Kanser genellikle evreler halinde tanımlanır. Bunlar tümörün büyüklüğünü ve kanserin ne kadar yayıldığını açıklamak için kullanılır. Kanserin evresini tanımlamanın farklı yolları olsa da, bunu anlamanın en basit yollarından biri 1'den 4'e kadar olan sayıları kullanmaktır. Prostat kanserinin evreleri basitçe aşağıdaki gibidir.

Evre 1:

Tümör prostatta yerleşmiş veya “lokalize” olmuştur. Kanser çok erken evrededir ve tümör prostat muayenesi sırasında hissedilemeyecek kadar küçüktür.

 

 

Evre 2:

Tümör prostatın içindedir. Henüz küçüktür, ancak prostat kontrolü sırasında hissedilebilir ve taramalarda görülebilir. Kanser hücreleri bölünüyor ve tümörün büyüme ve kanser hücrelerinin yayılma riski artıyor.

 

 

Evre 3:

Tümör prostat duvarını aşmaya başlamıştır ve kanser hücreleri, meni üreten yakındaki kanallara sirayet etmiş olabilir. Bu duruma "lokal-ileri kanser" denir çünkü tümör prostatın hemen dışında büyümüştür ancak vücudun diğer veya "uzak" bölgelerine yayılmamıştır.

 

 

Evre 4:

Tümör prostatın dışına doğru büyümüştür. Kanser hücreleri mesanede (mesane boynu veya idrar sfinkteri gibi), makatta (rektum) veya pelvis tabanında prostatın altında bulunan pelvik taban kaslarında olabilir.

 

 

Metastatik hastalık

Prostat kanseri, bölgesel lenf düğümlerine veya kemiklere ve hatta karaciğer, akciğer ve beyin gibi organlara yayılabilir. Kanser hücrelerinin vücuda yayılmasına "metastaz" denir veya "metastatik prostat kanseri" denilir. Kanserin diğer organlara yayılması veya metastaz yapması durumunda buna metastatik hastalık denir.

 

 

 

Şekil: Yaygın kemik metastazları olan hastaya ait kemik sintigrafisi görüntüsü

 

Bazen kanser hücreleri pelvik lenf düğümlerinde bulunur ancak vücudun başka yerlerine yayılmamıştır. Kanser hücreleri vücuttaki diğer lenf düğümlerine veya organlara yayılmadığı için buna metastatik hastalık yerine lenf düğümü pozitif hastalık denir.

Lenf nodu pozitif hastalık tedavi edilebilir. Bu safhada hastalıklı lenf bezlerinin çıkarılması için ameliyat, hastalıklı lenf bezlerine radyoterapi ve/veya hormon tedavisi önerilebilir.

Prostatta Kanser dereceleri ne anlama geliyor?

Evreler ve dereceler farklıdır. Evreler, tümörün büyüklüğü ve kanser hücrelerinin ne kadar yayıldığı hakkında bilgi verir. Dereceler ise tümörün ne kadar hızlı büyüyebileceği ve kanserin ne kadar yayılabileceği konusunda fikir verir. Genellikle, düşük dereceli kanser daha yavaş büyüyen bir kansere, yüksek dereceli kanser ise daha hızlı büyüyen bir kansere işaret eder.

Eğer prostat kanseri teşhisi konduysa, çoğunlukla prostat kanserini derecelendirmenin yaygın bir yolu olan “Gleason skoruna” başvurabilinir. Tümörün Gleason skoru, tedavi seçeneklerinin planlanmasına yardımcı olur.

 

 

(Gleason skoru: Gleason skoru, biyopsi alındıktan ve patolog hücrelere baktıktan sonra kullanılır. Puan, kanserin nasıl davranacağını ve ihtiyaç duyulan olan tedavinin tahmin edilmesine yardımcı olur.)

Bir de “ISUP derecesi” vardır. Bu, kanser derecelendirmesinde kullanılan bir başka araçtır.

(ISUP derecesi: Uluslararası Ürolojik Patoloji Derneği (ISUP) derecesi prostat kanserini 1'den 5'e kadar 5 gruba ayırır. ISP derecesi ne kadar düşükse hastalığın gidişatı o kadar iyi olur.)

Prostat Kanseri İçin Hangi Tedaviler Mevcuttur?

Prostat kanserinin farklı tedavi yöntemleri vardır. Hastaya sunulacak tedavi yaşa, genel sağlık durumuna, tümörün evresine ve derecesine göre değişecektir. Tanı testleri sonuçlandıktan sonra tedavi seçenekleri hastayla tartışılır.

Tanı testleri: Tanı testleri, durumları ve hastalıkları doğrulamak veya dışlamak için kullanılır. Bunlara kan testleri, taramalar ve biyopsiler dahil olabilir.

Prostat kanseri tedavilerinin en sık görülen yan etkileri nelerdir?

Prostat, mesane ve rektumun yakınındadır. Sertleşmenizi sağlayan hassas sinir ve kan damarları ağıyla çevrilidir. Prostat kanseri tedavileri idrar, bağırsak ve genital işlevlerinizi etkileyebilir.

Tedaviniz sırasında yaşadığınız herhangi bir yan etkiyi doktorunuzla paylaşmanız önemlidir. Sürekli iletişim, doktorunuzun yan etkilerinizi mümkün olan en erken zamanda yönetmesini sağlayacaktır.

İdrar kaçırma

Ameliyat veya radyasyon tedavisinden sonra idrar kontrolünüzün bir miktar kaybolması (idrar kaçırma olarak adlandırılır) ve idrar kaçırmanız normaldir, ancak çoğu erkekte bu durum zamanla düzelir.

Bağırsak sorunları

Ameliyat veya radyasyon tedavisi sonucu rektumda oluşan hasar, rektumdan kanama, ishal veya tuvalete gitme ihtiyacı gibi bağırsak sorunlarına yol açabilir. Ama bu çok nadirdir. Bazı erkekler radyoterapi sırasında dışkılarının daha yumuşak olduğunu fark ederler, ancak bu durum tedavinin durdurulmasından sonra zamanla düzelir.

Sertleşme sorunları (Erektil disfonksiyon)

Bazı tedaviler genital organa giden sinirlere ve kan akışına zarar vererek erekte olmayı veya sürdürülmesini zorlaştırabilir, buna erektil disfonksiyon denir. Maalesef erektil disfonksiyon prostat kanseri tedavisinin en sık görülen yan etkisidir. Ancak tedavi sırasında bunu yönetmek için seçenekler mevcuttur. Çoğu erkek (genital organa giden sinir dokusu sağlam olanlar) tedavi sonlandırıldığında zamanla iyileşme görürler.

Sağlam sinirler: Ameliyat olacaksanız, kanserinizin evresine ve derecesine bağlı olarak, sinir koruyucu cerrahi önerilebilir. Sinir koruyucu cerrahi, erektil disfonksiyon ve idrar kaçırma riskini azaltmayı amaçlar. Ne yazık ki bazı kanserler sinirleri kesmeden veya hasar vermeden çıkarılamaz, bu da erekte olmanıza yardımcı olacak tedavilere her zaman ihtiyaç duyabileceğiniz anlamına gelir.

İzlem Tedavisi

İzlem, doktorunuzun hemen tedavi önermek yerine sizi yakından takip etmesi anlamına gelir. Kanserinizin tedavisini görmek yerine onu takip etmek sizi korkutabilir veya öfkelendirebilir. Ancak tüm tedavilerin yan etkileri vardır ve doktorunuz, risklerin elde edebileceğiniz faydalardan daha ağır bastığına inanıyorsa herhangi bir tedaviyi önermeyecektir.

İzlemenin iki türü vardır. Aktif izlem ve dikkatli bekleyiş

Aktif izlem (Active surveillance)

Aktif gözetimin amacı gereksiz tedavilerin önlenmesidir. Eğer doktorunuz aktif izlem önerdiyse, erken evrede tespit edilen düşük riskli prostat kanseriniz var demektir. Doktorunuz kanserin sizde herhangi bir acil şikayet veya soruna yol açabileceğini öngörmüyor demektir.

Prostat kanserinin ilerlemesiyle ilgili riskiniz artmazsa aktif gözetim uzun yıllar devam edebilir, ancak PSA testleri, prostat kontrolleri, MRI ve/veya tekrarlanan prostat biyopsilerini içeren planlı bir izlem şemasının uygulanmasını gerektirir.

Aktif gözetim altındaki erkeklerin yarısına kadarının tedaviye ihtiyacı olmamamktadır. Eğer testler tümörünüzün herhangi bir aşamada büyüdüğünü veya değiştiğini gösterirse size bir tedavi önerilecektir. Ameliyat gibi tedavi seçenekleriniz kanseri iyileştirmeyi amaçlayacaktır.

Aktif izlem önerilebilecek olan hastaların klinik özellikleri genellikle aşağıdaki gibidir:

  • T1a: iyi ve orta diferansiye tümörler ve < 10 yıl yaşam beklentisi olan hastalarda standart tedavi yaklaşımıdır.
  • > 10 yıl yaşam beklentisi olan hastalarda TRUS-Biyopsi ve yeniden evreleme önerilmektedir.
  • T1b-T2b: iyi ve orta diferansiye tümörler ve < 10 yıl yaşam beklentisi olan asemptomatik hastalar ve tedavi ilişkili komplikasyonları kabul etmeyen hastalara önerilebilir.
  • Küçük volümlü tümör (<0.5 cc)

Dikkatli bekleyiş (Watchful Waiting)

Dikkatli beklemenin amacı tedavinin yan etkilerini geciktirmek veya önlemektir. Eğer doktorunuz beklemeyi önerdiyse, ameliyat veya radyoterapi için yeterince iyi olmayabilirsiniz. Bunun nedeni, doktorunuzun kanserin yaşamınız boyunca herhangi bir soruna yol açacağını öngörmemesi de olabilir. Doktorunuz sizinle birlikte hangi kontrolleri ve testleri yaptıracağınızı ve ne sıklıkla yaptıracağınızı içeren bir takip planı hazırlayacaktır.

Dikkatli gözlem ile izlenen bazı hastaların hâlâ tedaviye ihtiyacı olabilir. Eğer yapılan tetkikler sonucunda tümörünüzün herhangi bir aşamada büyüdüğü veya kanser hücrelerinin diğer organlara yayılmaya başladığı görülürse size tedavi önerilecektir. Sunulan tedavi, kanserin yayılmasını kontrol altına almayı ve şikayetlerinizi iyileştirmeyi amaçlayacaktır.

Radikal prostatektomi

Amaç prostatı tamamen çıkarmaktır. Bunun için radikal prostatektomi adı verilen bir operasyon yapılmaktadır.

Endikasyonlar:

- Lokalize Prostat Kanseri (T1-2)

- Yaşam beklentisi >10 yıl

- Ek morbiditenin olmaması

Prostatın çıkarılması için 3 farklı yöntem vardır: açık cerrahi, laparoskopik veya robot yardımlı cerrahi. Radikal prostatektomi büyük bir operasyondur ve her yöntemin kendine özgü riskleri vardır. Ameliyatın amacı kanseri tedavi etmektir.

Açık cerrahi: Açık cerrahi, göbek altı medyan insizyon denilen bir kesi kullanılarak karnın alt kısmından açık yolla prostat bezine ulaşılarak organın çıkarılmasını yöntemidir. Aşağıda yapılan işlem şematize edilmiştir.

 

 

Laparoskopik cerrahi: Laparoskopik veya kapalı cerrahi sırasında, cerrah karnınızdaki birkaç küçük kesiyi kullanarak prostatı çıkarır. Cerrah ayrıca işlem sırasında prostatı net bir şekilde görebilmek için laparoskop adı verilen küçük bir kamera kullanacaktır.

Robot yardımlı cerrahi (RARP): Robot yardımlı prostat cerrahisi, robot denilen cihazla yapıldığından sadece cihazın bulunduğu merkezlerde yapılabilir. Bazen RARP veya RALP olarak da adlandırılır. İşlem sırasında cerrahi ekipmanlar cerrahın kontrolündeki robotik kollara bağlanır.

Hormon Tedavisi Nedir?

Testosteron prostat kanserinin büyümesine neden olur, bu nedenle vücudunuzdaki testosteron miktarını kontrol etmenin en yaygın yolu hormon tedavisi görmektir. Bu aynı zamanda androjen yoksunluğu tedavisi veya ADT olarak da bilinir. Vücudunuzdaki testosteron miktarını azaltmak için doktorunuz hormon tedavisi önerebilir. Genellikle enjeksiyon, implant, tablet veya burun spreyi şeklinde bulunur.

Bazı erkeklere radyoterapi veya kemoterapi öncesinde, sırasında veya sonrasında hormon tedavisi uygulanabilir. Diğer erkeklere ise sadece hormon tedavisi uygulanabilir. Hormon tedavisi prostat kanserinin tüm evrelerinde kullanılır ancak ileri evre prostat kanseri olan erkeklerde temel tedavi yöntemidir.

LHRH agonistleri

LHRH agonistleri genellikle enjeksiyon veya implant olarak verilir. Bunlar, beyninizden testislerinize testosteron üretmesi yönündeki mesajları engelleyerek çalışır. Bu ilaçlarla yapılan tedaviye bazen “kimyasal” veya “tıbbi hadım etme” (kastrasyon) adı verilir. Çünkü vücuttaki etkisi, testislerin alınmasıyla aynı oluyor.

LHRH agonisti tedavisine ilk başladığınızda vücudun testosteron seviyesinde artış yaşaması yaygındır. Buna alevlenme denir. Alevlenmeler başlangıçta semptomlarınızı kötüleştirebilir ve tümörün kısa bir süre için hızla büyümesine neden olabilir. Bu nedenle size antiandrojen adı verilen haplar da verilecektir. Bu tabletler testosteronun kanser hücrelerine ulaşmasını engelliyor, böylece büyümeleri engelleniyor.

LHRH antagonistleri

LHRH antagonistleri LHRH agonistlerinden biraz farklı şekilde çalışır. Testislerin testosteron üretmesini engellerler ancak LHRH agonistleri gibi alevlenmelere neden olmazlar, bu nedenle anti-androjen tabletleri alınmasına gerek kalmaz.

Orşiyektomi ameliyatı

Bazı erkeklere testislerinin alınması için bir operasyon önerilebilir. Buna orşiektomi veya cerrahi kastrasyon denir. Orşiektomi basit bir operasyondur. Genellikle lokal anestezi kullanılarak yapılır, ancak ‘genel’ anestezi altında da yapılabilir. Her iki anestezi türünde de ameliyat sırasında hiçbir şey hissetmezsiniz. Eğer 'lokal' iseniz işlem boyunca uyanık olacaksınız, 'genel' iseniz işlem boyunca uyuyor olacaksınız. Orşiektomi yapıldıktan sonra geri döndürülemez, bu nedenle bunun sizin için doğru tedavi seçeneği olduğundan emin olmanız gerekir.

Anti-androjenler

Anti-androjenler, testosteronun kanser hücrelerine girmesini önleyerek hücrelerin büyümesini engelleyen bir ilaç grubudur. Genellikle diğer hormon tedavileri veya radyoterapi ile birlikte verilirler. Ancak tümörünüzün küçülüp küçülmeyeceğini görmek için size kendi başınıza anti-androjen tedavisi önerilebilir.

Eğer size anti-androjen tabletler reçete edildiyse, düzenli kan testleri de yaptırmanız gerekecektir. Bu, kan hücresi seviyenizi ve karaciğeriniz ile böbreklerinizin ne kadar iyi çalıştığını kontrol etmek içindir. Doktorunuz prostat kanserinizin evresini kontrol altına almak için hangi antiandrojen ilacının en iyi olduğunu sizinle görüşecektir. Kullanabileceğiniz farklı anti-androjen ilaçların isimlerini bilmek isteyebilirsiniz.

Radyoterapi

Radyoterapi, kanser hücrelerini yok etmek için yüksek enerjili X-ışını demetlerini (radyasyon) kullanır. Radyoterapinin iki farklı türü vardır:

  1. harici ışın radyoterapisi
  2. Brakiterapi

Radyoterapi tedavisi ağrısızdır, ancak her iki tedavi türünün de size sorun çıkarabilecek yan etkileri vardır.

Dış ışın radyoterapisi

Dış ışın radyoterapisi, radyasyon tedavisini vücudun dışından vermek için doğrusal hızlandırıcı veya LINAC adı verilen bir makine kullanır. Radyoterapi uzmanı, makineyi kullanarak tedaviyi vücudunuzun belirli bir noktasına yönlendirir. Amaç, vücudunuzdaki sağlıklı doku veya organlara zarar vermeden kanser hücrelerini yok etmektir. Dış ışın tedavisi genellikle diğer prostat kanseri tedavilerine, özellikle hormon tedavilerine (Androgen Deprivasyon Tedavisi veya ADT olarak da bilinir) ek olarak verilir.

Brakiterapi

Brakiterapi, vücudun içinden verilen bir radyasyon tedavisidir. Genellikle "çekirdek" (seed) olarak adlandırılan küçük, radyoaktif metal parçaları, genel anestezi altında doğrudan prostata yerleştirilir. Radyasyon, birkaç ay boyunca bu çekirdeklerden yavaş yavaş salınıyor. Radyasyon prostatın içindeki kanser hücrelerini yok eder, ancak yakındaki dokulara ve organlara ulaşan radyasyonu sınırlar.

İşlem sırasında, ultrason probu makatınıza (rektum) yerleştirilecektir. Bu, doktorun prostat içine ne kadar çekirdek enjekte etmesi gerektiğini ve bunların tam olarak nereye yerleştirilmesi gerektiğini belirlemesine yardımcı olur.

İleri Evre Prostat Kanserinde Tedavi

Kemoterapi genellikle ileri prostat kanseri teşhisi konmuş ve tedaviyi tolere edebilecek kadar sağlıklı olan erkeklere önerilir. Kemoterapi bir tedavi değildir, ancak kanseri kontrol altında tutmaya yardımcı olabilir.

Kemoterapi vücuttaki kanser hücrelerini yok eden güçlü bir ilaçtır. Damar yoluyla doğrudan kan dolaşımınıza verilir. İlaç tüm vücudunuzda dolaşarak bulduğu kanser hücrelerini öldürür. Bazen tedavi sırasında sağlıklı hücreler de zarar görebilir.

Kemoterapi çeşitli istenmeyen yan etkilere neden olabilir. Her hastanın tedaviye tepkisi farklıdır ancak kemoterapi almaya karar vermek kolay bir karar değildir.

Diğer Tedaviler

Yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrason (HIFU)

Yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrason veya HIFU, prostatta kanser hücreleri bulunan bölgeleri tahrip etmek için ısı üretmek amacıyla ses dalgaları kullanır. Genellikle sadece erken evre prostat kanseri olan erkeklere verilir.

Eğer birden fazla tümörünüz varsa tedavi tüm prostata uygulanabilir veya prostatın küçük bir alanına verilebilir. Her iki yöntem de genel anestezi veya spinal anestezi altında yapılır. İşlem sırasında ultrason probu yavaşça makata (rektum) ilerletilir. Sondanın etrafı, sırtınızı sıcaktan korumak için bir soğutma balonuyla çevrilidir. Prob, ısı üretmenin yanı sıra prostatın ultrason görüntülerini de elde eder. Bu, doktorunuzun tümörü daha net görüntülemesine yardımcı olur. Bazı ülkelerde HIFU sadece klinik araştırmanın bir parçası olarak sunulabilir.

Kriyoterapi

Kriyoterapi, testisler ile makat (rektum) arasındaki deri yoluyla prostat içine ince iğnelerin sokulmasıyla yapılır. Yerine yerleştirildikten sonra iğnelerden gaz geçirilir ve tümör(ler) dondurularak içerideki kanser hücreleri yok edilir. Genellikle sadece erken evre prostat kanseri olan erkeklere verilir.

Eğer birden fazla tümörünüz varsa tedavi tüm prostata uygulanabilir veya prostatın küçük bir alanına verilebilir. Her iki yöntem de genel anestezi veya spinal anestezi altında yapılır. İşlem sırasında ultrason probu yavaşça makata ilerletilir. Prob, doktorunuzun tümörü daha net görmesine ve iğnelerin doğru şekilde yerleştirildiğinden emin olmasına yardımcı olmak için prostatın ultrason görüntülerini elde eder.

Bazı ülkelerde kriyoterapi klinik araştırmaların bir parçası olarak uygulanabilir.

Prostat kanseriyle yaşamak nasıl bir şey?

Prostat kanseriyle yaşamak günlük hayatınızı, işinizi ve ilişkilerinizi etkileyebilir. Tedavi bittikten sonra bile, fiziksel sağlığınızı etkileyebilecek yan etkiler yaşayabilirsiniz. Ayrıca kanserinizin geri dönmesinden endişe ediyor olabilirsiniz, bu durum ruh sağlığınızı büyük ölçüde etkileyebilir.Yalnız olmadığınızı bilmek önemlidir.

Fiziksel ve duygusal etkiler

Aşırı yorgunluk

Aşırı yorgunluk veya bitkinlik, prostat kanseri olan erkeklerde çok yaygındır ve günlük işleri, sosyal aktiviteleri, uykuyu ve genel konsantrasyonu etkileyebilir. Kendinizi yorgun hissediyorsanız araç kullanmamalısınız.

Bazı erkekler yorgunlukla diğerlerinden daha iyi başa çıkar. Eğer genelde aktif biriyseniz, aşırı enerji eksikliğinden dolayı kendinizi sinirli hissedebilirsiniz. Bu duygular normaldir. Bazen yorgunluğunuzu iyileştirmeye yardımcı olacak küçük değişiklikler kanserinizi kontrol altında hissetmenize yardımcı olabilir.

Yorgunluğu en aza indirmek için kişiselleştirilmiş stratejileri belirlemek amacıyla, her hastanın özel sağlık ihtiyaçlarını ve arzu edilen sağlık sonuçlarını anlamak önemlidir.

İdrar kaçırma

Prostat kanserinizin tedavisi için ameliyat olduysanız, idrar kaçırma sorunuyla karşılaşabilirsiniz. Bu tamamen normaldir. Bazı erkekler çok az kaçırma olduğunu fark ederken, bazıları ise çok fazla sızıntı olduğunu fark eder. Çoğu erkekte akıntı zamanla azalır.

İdrar kaçırmak utanç verici olabilir, ancak faydalı olabilecek ürünler mevcuttur. İdrar kaçırma pedleri iç çamaşırınızın iç kısmını kaplar ve sızan idrarı emer. Bunlar gizli tutulduğu için kimse onun orada olduğunu anlayamaz.

İdrar yapmada zorluk

İdrar yapmada zorluk çekiyorsanız, bunun nedeni tümörünüzün prostatınızın üretraya baskı yapması olabilir. Doktorunuz ilaç tedavisi veya prostatınızın bir kısmını çıkarmak için TURP adı verilen bir operasyon önerebilir. Bu ameliyat kanserinizi iyileştirmeyecek ancak idrarınızı çok daha rahat bir şekilde yapmanıza yardımcı olacaktır.

İlişkiler

Prostat kanseri teşhisi konması ilişki isteğinizi etkileyebilir. Kendinizi kötü, öfkeli veya stresli hissedebilirsiniz ve bu duygular ilişki hakkındaki hislerinizi değiştirebilir.

Bazı tedaviler genital organa giden sinirlere ve kan akışına zarar vererek erekte olmayı veya sürdürülmesini zorlaştırabilir, buna erektil disfonksiyon denir. Hormon tedavisi gördüyseniz, bu da ilişki isteğinizi etkileyebilir.

Eğer bir partneriniz varsa, ilişki hakkında ve kanserle nasıl başa çıktığınız hakkında konuşmak faydalı olabilir. İlişkiler hakkında konuşmak zor olabilir, ancak doktorunuz tedavi ve destek almanıza yardımcı olabilir.

Duygular

Testlerinizin pozitif çıkma olasılığına kendinizi hazırlamış olsanız bile, kanser olduğunuzun söylenmesi büyük bir şok etkisi yaratabilir. Bilim, tıp ve teknolojideki ilerlemeler sayesinde birçok insan kanserden kurtuluyor veya uzun yıllar kanserle yaşıyor. Buna rağmen kanser teşhisi sizde ve sevdiklerinizde farklı korkulara ve duygulara sebep olabilir.

Prostat kanseriyle yaşamak günlük hayatınızı, işinizi ve ilişkilerinizi etkileyebilir. Eğer başa çıkmakta zorlanıyorsanız duygularınızı gizlememeye çalışın. Ailenizle ve arkadaşlarınızla konuşun.

Bir uzmana danışmanızın faydalı olabileceğini düşünüyorsanız, ihtiyacınız olan yardımı alabilmeniz için psikiyatriye başvurmanız gerekebilir.

Hormon değişiklikleri

Testosteron esas olarak testisler tarafından üretilir ve prostatın nasıl çalıştığını kontrol eder. Hormon tedavisi vücudunuzdaki testosteron miktarını azaltır, bu da birliktelik isteğiniz de dahil olmak üzere genel ruh halinizi etkileyebilir. Kendinizi gözyaşlı veya öfkeli hissedebilirsiniz ya da her zamanki gibi hissetmeyebilirsiniz. Bu duygular normaldir ve hormon tedavisinin sonucu olabilir.

Pratik Konular

Çalışabilecek miyim?

Bazı erkekler için işe geri dönmek günlük hayatlarına dönmelerine yardımcı oluyor. Ancak herkes çalışmaya devam edemiyor. Yarı zamanlı çalışmaya karar verebilir veya erken emekli olabilirsiniz. Doğru ya da yanlış cevap yoktur. Size sunulan tedavi seçeneklerine bağlı olarak işten izin almanız gerekebilir. Özellikle kendinizi yorgun hissediyorsanız, işte ekstra molalar vermeniz gerekebilir.

Seyahat edebilecek miyim?

Eğer araç kullanıyorsanız, tedavinizin sizi nasıl etkilediği konusunda çok dikkatli olmanız gerekir. Yorgunsanız veya kendinizi iyi hissetmiyorsanız araç kullanmayın. Yurt dışına seyahat etmeyi planlıyorsanız, kanser olmanız nereye gideceğinizi ve ne kadar süreyle uzakta kalacağınızı etkileyebilir. Kanser olmanız seyahat etmenize engel olmamalı.

Palyatif bakım

İleri evre prostat kanseriniz varsa, destekleyici veya palyatif bakım terimini duyabilirsiniz. Palyatif bakımın odak noktası, yaşadığınız ağrıyı yönetmek ve rahatsız edici semptomlarla başa çıkmanın yollarını bulmanıza yardımcı olmaktır. Aynı zamanda ailenize ve size bakan kişilere de destek sağlar.

Palyatif bakım sadece yaşamlarının son evresindeki hastalara yönelik değildir, aynı zamanda bu döneme hazırlanmanıza yardımcı olacak desteği de içerir. Semptomlarınızı yönetmenize yardımcı olmak ve size ve ailenize ihtiyaç duyduğunuz duygusal ve pratik desteği sunmak için çeşitli profesyoneller hazır bulunacaktır. Size sunulacak profesyonellerin ve hizmetlerin türü, ihtiyaçlarınıza ve bulunduğunuz bölgeye bağlı olacaktır.

Prostat Kanserinin Tekrarlaması (Rekürrens)

Kanser tekrarlarsa ne olur?

Kanserinizin geri döndüğünü öğrenmek son derece zor olabilir. İlk teşhis konulduğunda sahip olduğunuz tüm düşünce ve hisler geri gelebilir. Bu hisler ve korkular eskisinden daha da güçlü olabilir. Bazı erkekler, ilk kanser teşhisleri sırasında kullandıkları başa çıkma mekanizmalarını kullanmanın, ikinci bir kanser teşhisiyle de başa çıkmalarına yardımcı olduğunu görüyor.

Birçok erkekte, tedaviden sonra kanser tekrarlasa bile, kanser hala yavaş büyüyor olabilir ve uzun ve aktif bir yaşam sürmeye devam edebilirler.

Kanseriniz geri döndüyse, buna "tekrarlama" dendiğini duyabilirsiniz; ayrıca lokal, lokal olarak ilerlemiş, bölgesel, uzak veya metastaz gibi diğer terimleri de duyabilirsiniz. Bu terimler çok bunaltıcı gelebilir.

Yerel tekrarlama (lokal rekürrens)

Yeni tümör yine prostatta loalizedir. Kanser vücudun diğer bölgelerine yayılmamıştır. Eğer lokal tekrarlama varsa, kanserden kurtulmak için tekrar tedavi önerilebilir.

Bölgesel veya yerel olarak ileri düzeyde tekrarlama

Kanser prostatın hemen dışındaki bölgeye yayılmıştır, ancak vücudun diğer bölgelerine yayılmamıştır. Kanserden kurtulmak için size tekrar tedavi önerilebilir.

Uzak veya metastatik tekrarlama

Kanser vücudunuzun diğer bölgelerine yayılmış veya "metastaz yapmıştır." Kanınızda veya kemiklerinizde de kanser hücreleri bulunabilir. Tedavi artık kanseri iyileştirememektedir.

Kanserinizin tedavi edilemeyeceğini duymak üzücüdür ve şok edici olabilir. Kanser hücrelerinin yayılmasını kontrol etmeye yardımcı olmak için hormon tedavisi veya kemoterapi gibi tedaviler hâlâ mevcut olabilir.

Doktorunuz sizinle destekleyici veya palyatif bakım hakkında konuşmaya başlayabilir. Palyatif bakımın odak noktası, yaşadığınız ağrıyı yönetmek ve rahatsız edici semptomlarla başa çıkmanın yollarını bulmanıza yardımcı olmaktır. Palyatif bakım sadece yaşamlarının son evresindeki erkeklere yönelik değildir. Metastatik tekrarlayan erkekler aylarca veya yıllarca palyatif bakım alabilirler.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

yuzeysel-mesane-kanseri
Yüzeysel Mesane Kanseri

Mesane, böbrekler tarafından üretilen idrarın depolanmasını sağlayan bir organdır. Al…

Devamını Oku
testis-kanseri
Testis Tümörleri (Kanserleri)

Testis tümörü testiste (yumurtalık) bulunan çeşitli hücrelerden gelişen bir tür kanse…

Devamını Oku
kasa-invaziv-mesane-kanseri
Kasa İnvaziv Mesane Kanseri

İçerik Güncelleniyor...…

Devamını Oku