Erektil Disfonksiyon

Erektil Disfonksiyon Nedir?

Erkeklerde erektil disfonksiyon, yaygın görülen bir genital işlev bozukluğudur. Bu durum, tatmin edici bir ilişki için yeterli erektenin sağlanamaması veya sürdürülememesi olarak tanımlanır. Bazen belirgin bir sebep olmadan ortaya çıkabilirken, bazen de altta yatan bir hastalığa bağlı olarak gelişebilir. Erektil disfonksiyon sorunu geçici olabileceği gibi, uzun süre devam eden bir durum da olabilir. Bazı erkeklerde ise erekte olma hali tamamen gerçekleşmez. Hayati tehlike oluşturmayan bir durum olmasına rağmen, kişinin ve partnerinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir.

Erektil Disfonksiyon Sıklığı Nedir?

Erektil disfonksiyon sorunları, farklı yaş gruplarında, farklı etnik kökenlerden ve ırklardan erkeklerde görülebilir. Yaş ilerledikçe erektil disfonksiyon görülme sıklığı artış göstermektedir.

Erektil Disfonksiyon Neden Olur?

Erektil disfonksiyon ile kalp-damar hastalıkları arasında güçlü bir bağlantı vardır. Çoğu vakada, erektil disfonksiyonun altında damar yapısını oluşturan endotel hücrelerindeki anormallikler yatmaktadır. Bu duruma sebep olabilecek bazı risk faktörleri şunlardır:

  • Şeker hastalığı (Diyabet)
  • Yüksek tansiyon (Hipertansiyon)
  • Sigara kullanımı
  • Kan kolesterol ve yağ seviyelerindeki yükseklik
  • Pelvik bölge ve genital organa giden sinirlerde hasar (Nöropati)
  • Geçirilmiş pelvik cerrahi operasyonları
  • Pelvik bölgeye uygulanan radyoterapi
  • Düşük testosteron seviyesi
  • Nörolojik hastalıklar (Parkinson, omurilik hastalıkları vb.)

Kalp-Damar Hastalıkları ve Erektil Disfonksiyon

Erektil disfonksiyon ile kalp-damar hastalıkları benzer risk faktörlerine sahiptir. Obezite, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve fiziksel aktivite eksikliği gibi etkenler, her iki sağlık problemi için de ortak risk faktörleridir.

Erektil disfonksiyon bazen kalp-damar hastalıklarının erken belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Bu nedenle, erektil disfonksiyon yaşayan erkeklerin doktora başvurarak kalp sağlığı açısından değerlendirme yaptırmaları önemlidir.

İdrar Sorunları ve Erektil Disfonksiyon Problemi

Erektil disfonksiyon yaşayan erkeklerin birçoğunda, sık idrara çıkma, aniden idrar yapma ihtiyacı ve gece idrara kalkma gibi idrarla ilgili yakınmalar da görülebilir. Bu belirtiler genellikle iyi huylu prostat büyümesi (BPH) ile ilişkilidir.

İdrar problemlerinin doğrudan erektil disfonksiyona neden olup olmadığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, işeme şikayetleri arttıkça erektil disfonksiyon problemlerinin de kötüleştiği gözlemlenmektedir.

 

penis-anatomisi

 

Ereksiyon Nasıl Gerçekleşir?

Ereksiyon, fiziksel, hormonal ve psikolojik faktörlerin bir araya geldiği karmaşık bir süreçtir. Genital organ, süngerimsi ve elastik bir doku yapısına sahiptir. Bu yapı, kan ile dolarak genital organın büyümesini ve erekte olmasını sağlar. Süngersi dokular ve prostat çevresinde, kan damarlarına sinyal gönderen sinirler bulunur. Bu sinyaller, erkeklik hormonu testosteron tarafından kontrol edilir.

Erektil Disfonksiyon için Psikolojik Risk Faktörleri

Çeşitli psikolojik faktörler, erektil disfonksiyonun ortaya çıkmasında etkili olabilir:

  • Anksiyete (Kaygı Bozukluğu)
  • Depresyon
  • Kendine güvensizlik
  • Düşük özsaygı
  • Duygusal ifadede zorluk
  • Stres

Toplumsal algılar da erektil disfonksiyonuna neden olabilir. Aşk, birliktelik ve ilişkilere dair gerçekçi olmayan beklentiler ya da kadın-erkek rollerine yönelik yanlış inanışlar, bu problemlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. Erekte olamamak bazen tatmin edici olmayan bir ilişkinin sonucu olabilir veya ilişkinin bozulmasına neden olabilir. Bu gibi durumlarda, sorunun sebebini belirlemek zor olabilir.

Erektil Disfonksiyon Tanısı

Erektil disfonksiyon doğru şekilde teşhis edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Altta yatan nedenin tespit edilmesi, en uygun tedavi yönteminin belirlenmesini sağlar. Bu nedenle, kişinin doktoruna veya üroloğa erektil disfonksiyon problemi yaşadığını açıkça ifade etmesi önemlidir. Doktor, sorunun kaynağını belirlemek için çeşitli tetkik ve testler yapabilir.

Hastanın Tıbbi Öyküsü

Doktor, genel sağlık durumunuzu anlamak için bazı sorular yöneltebilir:

  • Kullanılan ilaçlar
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Geçirilmiş cerrahi operasyonlar
  • Kalp-damar hastalıklarının varlığı
  • Hormonal dengesizlikler
  • Psikolojik rahatsızlıklar

İlişki Geçmişiniz

Doktorunuz, özel yaşantınıza dair bazı kişisel sorular sorabilir. Bu bilgiler, doğru teşhis ve tedavi açısından gereklidir:

  • Mevcut ve önceki ilişki durumunuz
  • Güncel birliktelik aktiviteniz
  • Erektil disfonksiyonun ne zaman başladığı
  • Problemin süresi ve ilerleyişi
  • Daha önce herhangi bir tedavi alıp almadığınız
  • Sabahları erekte olup olmadığı
  • Uyarıya karşı erektil durumun gerçekleşip gerçekleşmediği
  • İstek, ejakülasyon ve orgazm ile ilgili sorunlarınızın olup olmadığı

Eğer bir partneriniz varsa, onun da değerlendirme sürecine dahil olması faydalı olabilir.

Sorgu Formları

Doktorunuz, erektil disfonksiyonunuz hakkında daha fazla bilgi edinmek için bazı anketler doldurmanızı isteyebilir:

  • Uluslararası Erektil Fonksiyon İndeksi (IIEF)
  • Erkek Genital Sağlık Envanteri (SHIM)
  • Uluslararası Prostat Semptom Skoru (IPSS)
  • Klinik Depresyon Değerlendirme Formu

Fizik Muayene

Doktorunuz, genital organ, skrotum ve testisleri kapsayan detaylı bir muayene yapacaktır. Bunun yanı sıra, kalp-damar hastalıkları açısından tansiyonunuzu ölçebilir ve kan testleri isteyebilir. Ayrıca, prostat hastalıklarını değerlendirmek için makattan parmakla muayene (DRE) yapabilir ve Prostat Spesifik Antijen (PSA) testi uygulayabilir. Şeker hastalığını kontrol etmek için açlık kan şekeri ve gerekirse sabah testosteron seviyeniz ölçülebilir.

Diğer Tanısal Test ve Tetkikler

Bazı durumlarda, ileri testler gerekebilir:

  • Noktürnal Penil Tümesans (NPT) Testi
  • İntrakavernöz Enjeksiyon Testi (Genital Organ İçine İlaç Enjeksiyonu)
  • Penil Doppler Ultrasonografi
  • Nörolojik Testler

Bu testler genellikle ilk değerlendirme sırasında uygulanmaz, sadece doktor gerekli gördüğünde yapılır. Ayrıca, doktorunuz sizi bir nöroloğa, endokrinoloji uzmanına veya psikiyatriste yönlendirebilir.

Erektil Disfonksiyon Tedavisi

Bu yaygın bir durumdur ve hayati tehlike oluşturmasa da kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Tedavi sürecinde, kalp-damar hastalıkları gibi altta yatan sağlık problemlerinin araştırılması önemlidir. Erektil disfonksiyona yönelik birçok tedavi yöntemi bulunmaktadır ve en uygun seçenek, doktorla birlikte belirlenmelidir.

Erektil Disfonksiyon Problemlerinde Hasta Eğitimi ve Çift Danışmanlığı

Tedavinin başarıya ulaşması için kişinin ve partnerinin bilinçlendirilmesi önemlidir. Doktorlar, erektil disfonksiyonun fiziksel olduğu kadar psikolojik yönlerini de ele almaktadır. Yapılan araştırmalar, psikolojik destek ile birlikte uygulanan tedavilerin tek başına fiziksel tedaviden daha başarılı olduğunu göstermektedir.

Eğer bir ilişkiniz varsa, partnerinizin tedavi sürecini anlaması ve size destek olması faydalı olabilir. Ancak, her tedavi yönteminin herkeste aynı etkiyi göstermeyebileceği unutulmamalıdır.

Tedavide Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Sağlıklı bir yaşam tarzı, erektil disfonksiyon probleminin iyileşmesine yardımcı olabilir. Doktorunuz şu önerilerde bulunabilir:

  • Sigaranın bırakılması
  • Alkol tüketiminin azaltılması
  • Düzenli egzersiz yapılması
  • Beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi

Özellikle, şekerli, tuzlu ve yağlı yiyeceklerin tüketiminin sınırlandırılması önerilmektedir.

Tedavide Ağızdan Kullanılan İlaçlar

Bu ilaçlar, genital organ damarlarındaki düz kasları gevşeterek kan akışını artırır ve erekte durumunun sağlanmasına yardımcı olur. Ancak, uyarı olmadan etkili değildirler. Bu ilaçlar, erektil disfonksiyon sorununun tedavisinde yaygın olarak reçete edilir. Tüm bu ilaçlar benzer etkiye sahip olmakla birlikte, kişiye en uygun olanı, aktivite sıklığı ve bireysel deneyimlere bağlı olarak değişebilir. Bu ilaçlar oldukça etkili olduğundan, piyasada birçok sahte formu bulunmaktadır. Sahte ilaçlar ciddi yan etkilere yol açabileceğinden, herhangi bir ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız önerilir.

Bu ilaçların kullanımına bağlı olarak şu yan etkiler görülebilir:

  • Sıcak basması
  • Baş ağrısı
  • Göğüs kemiği arkasında yanma hissi
  • Burun tıkanıklığı
  • Baş dönmesi

Bu ilaçlar görme bozukluklarına, sırt ve kas ağrılarına yol açabilir. Ancak, bu etkiler ilacın bırakılmasıyla ortadan kalkar.

Tedavide Ağızdan Kullanılan İlaçların Alınması Ne aman Önerilmez?

  • Koroner arter hastalığı nedeniyle nitrat içeren ilaçlar kullananlar
  • Alfa-bloker ilaç kullananlar

Bu ilaçlar kan basıncında ani düşmelere yol açabileceğinden, mutlaka doktora danışılmalıdır.

Tedavide Ağızdan Kullanılan İlaçlar İşe Yaramazsa Ne Yapılmalı?

Eğer bu ilaçların etkili olmadığını düşünüyorsanız, öncelikle şu sorulara yanıt vermeniz gerekir:

  • İlacı en az dört farklı zamanda kullandınız mı?
  • İlacın maksimum dozunu aldınız mı?
  • İlacı aldıktan sonra uyarı uyguladınız mı?
  • İlacın etkisini gösterebilmesi için yeterince beklediniz mi?
  • İlacı aldıktan sonra uyarı ile arasında uzun bir süre geçti mi?

Bu sorular, ilacı doğru ve önerilen şekilde kullanıp kullanmadığınızı anlamanıza yardımcı olur. Eğer ilaçları uygun şekilde kullanmanıza rağmen sonuç alamadıysanız, alternatif tedavi yöntemleri değerlendirilebilir.

Topikal Tedaviler

Ağızdan alınan ilaçların etkili olmadığı veya kullanılamadığı durumlarda, topikal tedaviler alternatif bir seçenek olabilir. Üretraya uygulanabilen veya genital organ ucuna krem olarak sürülebilen bir ilaç vardır. Topikal formda olması, diğer ilaçlarla etkileşimini en aza indirir ve yan etkileri genellikle düşüktür.

Bu ilaç üretra yoluyla emilerek genital organdaki damarları gevşetir ve kan akışını artırarak erekteyi sağlar. Ancak orak hücreli anemi, lösemi, kemik iliği tümörü, penil eğrilik, Peyronie hastalığı ve penil protez varlığı gibi durumlarda kullanılması önerilmez.

Topikal Tedavide Yan Etkiler

Topikal tedavi bazı yan etkilere yol açabilir. Lokal ağrı, baş dönmesi, düşük tansiyon gibi reaksiyonlar görülebilir. Nadiren üretral kanama ve idrar yolu enfeksiyonu oluşabilir. Çok az vakada, fibrozis veya uzun süren ağrılı erektil durum (priapizm) görülebilir. Krem kullanırken, ilacın partnere geçmesini önlemek için koruyucu kullanılması önerilir.

Vakum Ereksiyon Cihazı

Oral ilaçlar ve topikal tedaviler etkili olmadığında ya da kullanılamadığında, vakum ereksiyon cihazı bir alternatif olarak düşünülebilir. Silindir şeklindeki bu cihaz, genital organ etrafında negatif basınç oluşturarak kan akışını artırır ve erekteyi sağlar. Elde edilen ereksiyonun korunması için genital organ köküne silikon veya lastik bir halka yerleştirilir.

Bu yöntem, ağızdan alınan ilaçların etkili olmadığı veya kullanılmasının sakıncalı olduğu durumlarda tercih edilir. Ancak kan pıhtılaşma bozukluğu olan veya kan sulandırıcı ilaç kullanan kişiler için uygun olmayabilir. Vakum cihazı tatmin ve ejakülasyonda zorluklara neden olabilir, genital organ derisinde morarma veya uyuşma görülebilir. Ayrıca, genital organ köküne takılan halkanın 30 dakikadan uzun süre kalması ciddi doku hasarına yol açabilir.

Vakum cihazı bazı erkekler için etkili bir yöntem olabilir, ancak herkes için uygun olmayabileceğinden, kullanmadan önce bir doktora danışılması önerilir.

Şok Dalga Tedavisi (Li-ESWT) Nedir?

Ürolojide düşük yoğunluklu şok dalga tedavisi (Low Intensity Shockwave Therapy – Li-ESWT), genellikle erektil disfonksiyon durumlarının tedavisinde kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi, özel bir cihaz aracılığıyla ses dalgalarının genital organa yönlendirilmesiyle uygulanır.

 

sok-dalga-tedavisi-li-eswt-nedir

 

Düşük yoğunluklu şok dalgaları, vücuda zarar vermeden, hedeflenen bölgelere iletilir. Bu şok dalgaları, damarlanmayı uyararak yeni kan damarlarının oluşmasına yardımcı olabilir (neovaskülarizasyon) ve kan akışını iyileştirebilirler. Erektil disfonksiyon tedavisinde, bu şok dalgaları genellikle genital organda beş ayrı noktaya uygulanır.

Şok dalga tedavisinin genel amacı, erektil fonksiyonu iyileştirmek, damar sağlığını artırmak ve genital organ içindeki kan akışını güçlendirmektir. Bazı araştırmalar, düşük yoğunluklu şok dalga tedavisinin uzun süreli sonuçlar sağlayabileceğini ve tedaviye dirençli erektil disfonksiyon vakalarında etkili olabileceğini göstermektedir.

Bu tedavi, genellikle cerrahi müdahale gerektirmeyen, non-invaziv bir seçenek olarak tercih edilir ve hastalar genellikle tedavi sırasında ağrı hissetmezler.

Şok Dalga Tedavisi Nasıl Etki Eder?

Bu tedavi, özellikle erektil disfonksiyonun tedavisinde son yıllarda popülerlik kazanmıştır. Şok dalga tedavisi, düşük frekansta ses dalgaları kullanarak genital organdaki kan akışını artırmayı hedefler. Şok dalga tedavisinin nasıl çalıştığına dair genel mekanizmalar şunlardır:

1.Kan Dolaşımını İyileştirme: Şok dalgaları, genital organ dokusundaki damarları uyararak yeni damarların oluşumunu teşvik edebilir. Bu süreç, neovaskülarizasyon olarak bilinir ve kan akışını artırabilir. Bu da erektil disfonksiyonun tedavisinde önemli bir rol oynar çünkü bu durum, genellikle kan akışındaki bozukluklardan kaynaklanır.

 

sok-dalga-tedavisi-nasil-etki-eder

 

2.Doku Yenilenmesi ve Onarımı: Şok dalgaları, hücre yenilenmesini teşvik edebilir. genital organ dokusunda şok dalgaları aracılığıyla oluşturulan mikrotravmalar, vücudun onarım sürecini tetikleyerek daha sağlıklı ve işlevsel doku oluşturabilir.

3.Genital Organ Kaslarının Gevşemesi: Şok dalgaları, genital organ dokusundaki kasları gevşeterek kan akışını kolaylaştırabilir ve böylece erekte durumunun sağlanmasına yardımcı olabilir.

4.Sinir Uyarımı: Şok dalgaları, sinir hücrelerini uyararak erektil fonksiyonu iyileştirebilir. Bu, özellikle sinir hasarı veya zayıflığı nedeniyle erektil disfonksiyon yaşayan bireyler için faydalı olabilir.

Şok dalga tedavisinin etkinliği, kişiden kişiye değişebilir, ancak yapılan araştırmalar bu tedavinin bazı hastalarda olumlu sonuçlar verdiğini göstermektedir. Tedavi genellikle birkaç seans şeklinde uygulanır ve yan etkileri minimaldir. Ancak, tedaviye başlamadan önce bir üroloğa danışmak önemlidir, çünkü her bireyde farklı etkiler görülebilir ve tedaviye uygunluk kişisel sağlık durumuna bağlıdır.

Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzlarına göre, şok dalga tedavisi (ESWT), erektil disfonksiyon tedavisinde birinci basamak seçenekler arasında yer almaktadır.

Güncel Avrupa Üroloji Derneği (EAU) Kılavuzları'na göre, ESWT tedavisiyle hastaların %79'unda başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca, ESWT'nin kalıcı etki göstermesi, herhangi bir risk içermemesi ve yüksek etkinliği nedeniyle Avrupa Üroloji Derneği Kılavuzları arasında birinci basamakta önerilen tedavi yöntemleri arasında yerini almıştır.

ESWT tedavisi, genellikle anestezi gerektirmeyen ağrısız bir işlem olup, hastaların günlük yaşamlarına devam etmelerini engellemez. Tedavi süreci ve seans sayısı, bireysel ihtiyaçlara göre belirlenir.

Şok Dalga Tedavisi Kimlere Uygulanır?

Ürolojide düşük yoğunluklu şok dalga tedavisi (Low-Intensity Shockwave Therapy - LiSWT), genellikle genital sağlıkla ilgili çeşitli sorunları tedavi etmek için kullanılan bir yöntemdir. Bu tedavi, düşük yoğunluktaki şok dalgalarının belirli bölgelerdeki dokuya iletilmesiyle vücutta iyileşme süreçlerini hızlandırmaya yardımcı olur. Şok dalga tedavisinin ürolojide uygulandığı bazı durumlar şunlardır:

  1. Erektil Disfonksiyon (ED): Düşük yoğunluklu şok dalga tedavisi, erektil disfonksiyonu tedavi etmek için en yaygın kullanılan yöntemlerden biridir. Bu tedavi, genital organ içinde kan akışını artırarak ereksiyon yeteneğini iyileştirebilir. Diyabetik ED, radikal prostatektomi sonrası ED, böbrek nakli sonrası ED ve priapizm sonrası ED yakınması olan hastalarda da kullanılabilir.

  2. Vasküler Ereksiyon Sorunları: Özellikle kan akışıyla ilgili problemlerden kaynaklanan erektil disfonksiyon vakalarında şok dalga tedavisi etkili olabilir.

  3. Penil Peyronie Hastalığı: Peyronie hastalığı, genital organda eğrilik ve ağrıya neden olan bir durumdur. Düşük yoğunluklu şok dalga tedavisi, bu hastalığı tedavi etmek ve genital organdaki erekteleri azaltmak için kullanılabilir.

  4. Kronik Prostatit: Bazı vakalarda şok dalga tedavisi, prostatit (prostat iltihabı) tedavisinde de faydalı olabilir, özellikle ağrıyı azaltmaya ve iyileşmeyi hızlandırmaya yönelik uygulanır.

Kliniğimizde şok dalga tedavisi başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Tedavi genellikle haftada 3 gün ve toplam 8 seans olacak şekilde uygulanır, her seansta 3000 şok verilir. Özellikle hafif-orta derecede erektil sorunu olanlarda başarı oranları yüksektir.

İntrakavernöz Enjeksiyon Tedavisi

İntrakavernöz enjeksiyon tedavisi, genital organ içindeki süngerimsi dokulara ilaç enjekte edilerek buradaki kan damarlarının genişlemesini sağlayan bir yöntemdir. Genellikle, ağızdan alınan ilaçlar ve ESWT gibi diğer tedavi seçenekleri başarısız olduğunda uygulanır.

Genital organa iğne yapılması birçok erkek için korkutucu bir fikir olabilir. Ancak bu tedaviyi deneyen pek çok kişi, enjeksiyonun sağladığı faydaları gördüğünde, küçük bir iğne batmasının göz ardı edilebilir bir detay olduğunu fark etmektedir.

 

intrakavernoz-enjeksiyon

 

Bu tedavi yöntemi, enjeksiyonla verilen ilaçlara karşı aşırı duyarlılığı olan kişilerde, priapizm riski taşıyan bireylerde ve kan pıhtılaşmasını önleyici ilaç kullanan hastalarda önerilmez. Üroloğunuz, bu tedavi hakkında detaylı bilgi vererek, uygulanmasının sakıncalı olabileceği durumlar hakkında sizi bilgilendirecektir.

İntrakavernöz enjeksiyon tedavisinin en sık görülen yan etkisi, enjeksiyon sırasında genital organda ağrı hissedilmesidir. Bu durum her on enjeksiyondan birinde meydana gelir ve genellikle ereksiyon sona erdiğinde kendiliğinden geçer. Bunun dışında, enjeksiyon yapılan bölgede morarma ve hafif berelenme görülebilir.

Bu tedaviye bağlı ortaya çıkabilecek en ciddi ve istenmeyen durum priapizmdir. Dört saatten uzun süren, ağrılı ve kalıcı erekte hali olan priapizm, genital organdaki damarlar ve düz kas dokusu üzerinde hasar oluşturabilir. Tedavisinde genellikle genital organ içine antidot enjeksiyonu yapılır ve gerektiğinde korpus kavernozumun aspirasyonu yöntemi uygulanır.

Penil Protezler

Penil implant veya penil protez, ileri derecede erektil disfonksiyon yaşayan hastalar için uygulanan cerrahi bir tedavi yöntemidir. Bu işlemde, genital organ içerisindeki erekteyi sağlayan bölmelere tıbbi cihazlar yerleştirilir.

Penil protez ameliyatı, ağızdan alınan ilaçların etkisiz olduğu veya genital organ içi enjeksiyon tedavilerinin başarısız kaldığı hastalara önerilir. Ayrıca, hastanın bu tedavi yöntemlerini kullanamadığı durumlarda da bir alternatif olabilir. Ağızdan alınan ilaçlar fayda sağlamıyorsa ve hasta intrakavernöz enjeksiyon tedavisinden de memnun değilse, penil protez implantasyonu kalıcı bir çözüm sunabilir.

Penil Protez Nasıl Çalışır?

Günümüzde iki farklı penil protez türü bulunmaktadır. Bunlardan biri şişirilemeyen (semi-rijit) protezler, diğeri ise şişirilebilir (pompalı) protezlerdir.

Semi-rijit protezlerde, genital organın içine iki adet bükülebilir silikon çubuk yerleştirilir. İlişki sırasında bu protezler uygun pozisyona getirilerek kullanılabilir. Ancak, bu tür protezler genital organın sürekli erekte halinde görünmesine neden olabilir ve bu durumu gizlemek zaman zaman zorlayıcı olabilir.

Şişirilebilir protezler ise genital organın erektil sağlayan dokularının içine, sıvıyla dolarak şişebilen iki adet silindirin yerleştirilmesiyle çalışır. Bu silindirleri kontrol eden bir pompa, testislerin bulunduğu skrotum bölgesine konumlandırılır. Sıvının depolandığı rezervuar ise karın ya da paravezikal alana yerleştirilir.

Hasta, cihaza ihtiyaç duyduğunda skrotumda bulunan pompaya basarak sıvının silindirlere dolmasını ve böylece ereksiyon oluşmasını sağlar.

Her iki protez türü de cerrahi bir işlemle vücuda yerleştirilir ve tamamen vücudun içinde kalır. Şişirilebilir protezler, daha doğal bir erekte sağladıkları için yaygın olarak tercih edilirken, bazı karmaşık vakalarda semi-rijit protezler daha uygun bir seçenek olabilir. Hangi protezin sizin için en iyi seçenek olduğunu doktorunuzla birlikte değerlendirerek karar verebilirsiniz.

Erektil Disfonksiyon Sorunu için Yardım Arayışı

Erektil disfonksiyon oldukça kişisel bir konudur. Çoğu hasta, bilgi edinmek için arkadaşlarından, internetten, yazılı ve görsel medyadan, sağlık uzmanlarından, eczacılardan, psikologlardan ya da doktorlardan destek almaya çalışmaktadır.

Bazı erkekler ise aşağıdaki sebeplerden dolayı kimseyle konuşmamayı tercih edebilir ya da doktora gitmekten kaçınabilir:

  • Sorunun normal olduğunu düşünüp tedaviye ihtiyaç duymadıklarını sanmaları.
  • Özel hayatlarını sonlandırabileceklerini varsayarak tedavi arayışına girmemeleri.
  • Tedavinin mümkün olmadığını düşünüp umutsuzluğa kapılmaları.
  • Yanlış tanı almaktan endişe etmeleri.
  • Sağlık hizmetlerine erişimin zor olması.
  • Daha önce hastanelerde olumsuz deneyimler yaşamış olmaları.
  • Benzer bir durumla ilgili tedavi gören yakınlarının kötü tecrübeler yaşaması.
  • Mevcut tedavi seçenekleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaları.
  • Ekonomik sebeplerle tedaviden kaçınmaları.
  • Yaşları veya sağlık durumları nedeniyle yalnız hissetmeleri.

Bu sebepler her ne kadar gerçekçi görünse de, kişinin yaşam kalitesini artırma ve sorunu çözme çabasına engel olmamalıdır. Tedavi edilebilen bir durumdur ve doğru adımlar atılarak çözüme ulaşmak mümkündür.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

tas-hastaliklari
Taş Hastalıkları

Taş, safra kesesi, mesane ve böbreklerde oluşabilen sert ve katı bir yapıdır. Bu taşl…

Devamını Oku
urolojik-enfeksiyonlar
Ürolojik Enfeksiyonlar

İçerik Güncelleniyor...…

Devamını Oku